Tayland Ülke Raporu

TAYLAND KRALLIĞI

ÜLKE RAPORU 

Etüd-Araştırma Servisi

Ağustos 2007

 

TAYLAND HAKKINDA GENEL BİLGİLER

 

  • ÜLKE KİMLİĞİ

 

Resmi Adı:                             Tayland Krallığı

 

Eski Adı:                                Siam

 

Yönetim Şekli:                       Meşruti Monarşi

 

Kral:                                       Bhumibol Adulyadej

 

Başbakan:                              Surayud Chulanont

 

Başkent :                                Bangkok

 

Başlıca Şehirleri:                   Banghok, Chiang Mai, Nakhon Ratchasima, Nakorn Srithammarat,

Ubon Ratchathani, Udon Thani

 

Yüzölçümü :                          513.000 km2

 

Nüfus :                                   65,068 milyon (Temmuz 2007)

 

Nüfus Artış Oranı:                % 0.663 (Temmuz 2007)

 

Nüfusun Etnik Dağılımı:      Tay (%75), Çinli (%14), diğer (%11)

 

Dil :                                         Thai, İngilizce, Etnik ve bölgesel lehçeler

 

Din :                                        Budist (%94.6), Müslüman (%4.6 Hıristiyan (%0.7), Diğer (%0.1)

 

Para Birimi :             Baht (THB)

 

Para Kuru:                            1 ABD $ = 37,93 THB (2006)

 

Mali Yıl:                                 1 Ekim – 30 Eylül

 

 

  • KISA TARİHÇE

 

Birleşik Thai Krallığı 14. yüzyılın ortalarında kurulmuştur. 1939 yılına kadar Siam olarak bilinmektedir. Tayland, Avrupa gücü tarafından hiçbir zaman elde edilememiş bir Güney Doğu Asya ülkesidir. 1932 yılında kansız bir darbe ile anayasal monarşi idaresine geçilmiştir. II. Dünya Savaşı’nda Japonya ile birlikte hareket etmiş, çatışma sonrasında ise ABD müttefiki olmuştur. Tayland Güney bölgelerindeki üç Müslüman çoğunlukla silahlı şiddet olayları ile meşgul olmaktadır.

 

  • SİYASİ VE İDARİ YAPI

 

Tayland krallıkla idare edilen bir ülkedir. Ülke, bir anayasaya sahip monarşik bir yönetim sistemi içindedir. İdari olarak 72 eyalete (Changwat) ayrılmıştır. Tayland’da her eyalet bir vali tarafından idare edilir. Eyaletler, bölgelere (Amphoe), onlar da küçük bölgelere (Tambol) ve bunlar da köylere (Muban) ayrılır. Önceki kral, aynı zamanda hükümet başkanlığı da yapıyordu. Sonraları bu görevi ortadan kaldırıldı. Yasama yetkisi 360 üyeli Milli Meclisin elindedir. Meclis üyeleri dört yılda bir halk tarafından seçilir. Tayland, Güneydoğu Asya ülkeleri teşkilatı ASEAN (Association of Southeast Asion Nations) üyesi bir ülkedir.

1932’den beri 18 darbeye sahne olan Tayland’da son askeri darbe Eylül 2006 Tayland Kraliyet Ordusu tarafından başbakan Thaksin Shinawatra hükümetine karşı yolsuzluklara karıştığı ve otokratik bir yönetim sistemi oluşturduğu gerekçesiyle yapılmıştır. Tayland’da ordunun atadığı geçici hükümet, genel seçimlerin 23 Aralık’ta düzenlenmesine karar vermiştir. Genel seçim tarihinin ilanından bir hafta önce yapılan referandumda da yeni anayasa onaylanmıştır. Uzmanlar, yeni anayasada, Thaksin hükümeti gibi güçlü bir tek parti hükümeti çıkmasının engellenmesinin hedeflendiği yorumunu yapmaktadır. Seçim tarihinin resmileşmesi için Kral Bhumibol Adulyadej’nin kararname yayımlaması gerekiyor.

 

  • SOSYO-KÜLTÜREL YAPI

 

Tayland’da önemli oranda Çinli bir azınlık bulunmaktadır. Nüfusun % 15’ine yakın kısmı Çinlidir. Yerel ticaret büyük bir oranda Çinlilerin elindedir. Bu yüzden Taylandlılarla Çinliler arasında önemli gerginlikler yaşanmaktadır. Diğer önemli azınlık ise Müslüman Malaylar olup, güney yarımadada yoğunlaşmışlardır. Kuzeyde dağ kabileleri; güneyde ise Khmers veya Kamboçyalılar Kamboçya sınırında bulunmaktadır. Mekong nehri boyunca Vietnamlı göçmenler gelmektedir. Etnik azınlıklar kendi dillerini konuşmaktadırlar. Thai (dil bilimi olarak Çince ile ilgilidir) resmi dilidir. Batı dilleri içerisinde ise İngilizce başı çekmektedir. Tayland’da Budizm’i devlet dini olup, ülke nüfusunun % 93’ü Budist’tir.

 

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

GENEL EKONOMİK DURUM

 

  • EKONOMİK DURUM

 

Tablo 1. Temel Ekonomik Göstergeler

 

YılGSYİH (Milyar $)Kişi Başına Gelir ($)Büyüme Oranı (%)Enflasyon Oranı (%)İhracat (Milyar$)İthalat (Milyar $)
2000122.61,939.04.81.669.862.2
2001115.41,811.02.21.665.261.8
2002126.71,975.05.30.768.264.2
2003142.52,196.06.91.880.075.0
2004161.22,462.06.22.796.594.0
2005176.02,653.04.54.5111.0118.2
2006206.03,158.05.04.7129.7126.8

Kaynak: Tayland Merkez Bankası

 

Geleneksel olarak tarımsal ihracata dayalı olan Tayland ekonomisi 1998 yılına kadar geçen 25 yıllık süre içinde Güneydoğu Asya’da seçkin ekonomilerden biri haline dönüşmüştür. 1970’li yıllarla birlikte aktif yabancı sermaye teşviki, ithal ikamesine dayalı bir sanayi sektörünü yaratmıştır. 1980’li yıllarda tekstil ve giyim gibi emek yoğun üretime dayalı ürünlerin yer aldığı ihracat odaklı imalat sektörü gelişmeye başlamıştır. 1990’lı yıllardan sonra en büyük büyüme bilgisayar aksesuarları ve motorlu araç parçaları gibi teknoloji ürünlerinde gerçekleşmiştir.

1996 yılından beri ardı ardına gelen yönetim değişiklikleri sanayiinin canlandırılması için arkasında yer alması gereken bağlantıların kurulmasından yüksek öğrenimde elverişsiz düzenlemelere kadar değişen yapısal reformlar sağlanamamıştır. Bu durum sanayiinin daha yüksek katma değerli üretim için gereken teknolojiyi uyarlamasına engel olmuştur. 1990’larda baht’ın güçlenmekte olan ABD dolarına endekslenmesi düşük maliyetli mallarda rekabet gücünü eritmiş ve ithalat bağımlı yüksek teknoloji ürünleri ise ortaya çıkan açığı dolduramamıştır. Rekor seviyelere ulaşan cari açıklar ve bunu finanse etmek için kısa vadeli sermaye girişine bağımlılık 1997-98 yıllarında kur kargaşasına yol açmıştır. İhracat gelirleri düşmüş ve sermaye çekilmiş, GSYİH 1990-96 yıllarındaki ortalama %8.5 yıllık büyüme oranına kıyasla önce 1997 yılında %1.4 ve ardından 1998 yılında oldukça büyük çapta % 10.5 oranında daralmıştır. 1997 yılı ortasındaki krize karşı grevden sonra yapısal reformlara öncelik verilmesi ihtiyacı üzerinde ortak karar alınmıştır. İzleyen durgunluk belirli oranda yeniden yapılanmaya zorlamış fakat 19992000 yıllarındaki sürekli toparlanma reformlardaki azmin gevşemesine yol açmıştır. 2001 yılında ihracattaki talebin azalması ile yavaşlayan ekonomi, yönetimi tekrar yapısal reformlara ve özellikle eğitim, tarım, teknoloji ve KOBİ’lere yatırım ihtiyacına odaklanmaya yöneltmiştir.

 

 

Ekonomik performans verilerine göre Tayland ekonomisinin 2001 yılındaki %2.2 oranındaki büyüme hızı net bir şekilde toparlanarak sürekli büyüme göstermiş ve 2004 yılı sonunda etkileyici bir seviye olan %6.1 oranını yakalayabilmiştir. Bu başarı büyük ölçüde son dört yıl içindeki ekonomi yönetiminde sürükleyici olan ve ikili izleme politikası (dual track policy) olarak bilinen uygulamaya bağlanmaktadır.

Tayland bankacılık sektöründeki rekabet fonların iş dünyası ve halka kanalize edilmesinde önemli bir araç olmuştur. Bu teşvik edici olgu ile birlikte Merkez Bankası tarafından sağlanan düşük faiz oranlı ortam ekonominin hızlı bir şekilde toparlanmasını elverişli kılmıştır. Yavaş yavaş özel yatırımlar, ihracat ve iç tüketim (büyüme hızları farklı olmakla birlikte) artmaya başlamış, bu faktörler Tayland ekonomisinin büyümesinde katalizör rolü oynamıştır.

Doğu ve Güneydoğu Asya’daki birçok ülkenin tersine Tayland’ın 2004 yılındaki büyümesi 2003 yılındaki %6.9 oranına göre yavaşlayarak hala güçlü sayılabilecek %6.1 oranında gerçekleşmiştir. Büyümedeki yavaşlama uzun süren kuraklık, kuş gribi, artan petrol fiyatları ve güney bölgelerdeki rahatsızlık gibi tüketici ve yatırımcının güvenini zedeleyen faktörlere bağlanmaktadır.

Global büyümedeki yavaşlama, yükselen petrol fiyatları ve tsunaminin etkileri nedeniyle 2005 yılında ekonomik büyümenin %4.5 oranına gerilemiştir Tsunaminin GSYİH üzerindeki olumsuz etkisi %0.3-0.5 arasında düşüş olarak kendisini göstermiş ve bu değer kısmen kamu ve özel sektör yeni yapılanması ile dengelenmiştir.Tüketimdeki büyüme 2005 yılı sonunda %4’e gerilemiştir.. Bu durum kısmen dizel yakıt fiyatlarına 2005 yılının ilk çeyreğinde yapılan fiyat artışı ile yükselen enflasyon ve faiz oranlarını yansıtmaktadır.

İleri doğru bakış süreci boyunca dış risklerin Tayland’ın başlıca pazarlarında ekonomik büyümenin altında ve petrol fiyatlarının üstünde gerçekleşmesi beklenmektedir. Ülkenin bölgesel işbirliği programlarına katılması ve ikili ekonomik işbirliği çalışmalarının bazı tipteki dış kaynaklı sorunların etkisinin yaratacağı riski asgari seviyede tutmaya yardımcı olabileceği beklenmektedir.

İç risk faktörleri arasında kuraklık, ülke genelinde kuş gribi salgın tehdidi ve güneydeki sosyo-politik gerginlik yer almaktadır. İlave olarak, mülk yatırımları ve konut borçları seviyesinin artmakta olması nedeniyle özel borçların yakından izlenmesi gerekmektedir. Haddinden fazla kredi büyümesiyle faiz oranlarındaki yükselmeler karşısında ekonominin bir bütün olarak ve özellikle mali sektörün yaralanma zafiyetini artırabilecektir.

Daha uzun vadede, uzun soluklu bir girişim iddiası kalite ve erişilebilirlik özellikleriyle yüksek öğrenimdir. Ekonominin rekabetçi kalması için özellikle teknik alanlar olmak üzere daha büyük eğitilmiş işgücü havuzuna ihtiyaç duyulmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2.2. EKONOMİDEKİ BELLİ BAŞLI  SEKTÖRLER

 

2.2.1 Tarım Sektörü

Bir zamanlar ekonominin omurgasını oluşturan tarım sektörü (ormancılık ve balıkçılık dahil) ekonominin bütünü içindeki önemini yitirmektedir. Genellikle ekonominin bütünündeki büyüme oranlarının gerisinde kalan tarım sektörünün 2006 yılında GSYİH’daki payı sadece %10 (sabit fiyatlarla) olmuştur. Tarım sektöründeki istihdam 1995 yılındaki %52 oranla karşılaştırıldığında genellikle düşmekte olup 2006 yılında %40 oranına gerilemiştir. Ancak, tarım sektörü hala istihdam ve gelir ümidi ile yakından bağlantılı ve neticede iç talepte belirleyicidir.

Tayland’ın en zengin kaynaklarının bulunduğu alan Central Plains kemeridir. Mısır, manyok, pamuk ve ananas yüksek yaylalarda yetiştirilmekte ve kauçuk da ülkenin güneyinde üretilmektedir. Ekili alan son 30 yıl içinde 20 milyon ha olarak iki katına yükselmiş olup pirinç çeltikleri bunun yarısını oluşturmaktadır. Günümüze kadar üretim; sulama ve gübre kullanımı ile ilgili verim iyileştirmelerinden ziyade genellikle ekili alanların genişletilmesi ile artırılmaktaydı. Fakat kentleşme ve topraktaki tuzlanma işlenebilir araziyi tüketmekte ve ekili alanlarda kademeli düşüş beklenmektedir.

Tayland tarım sektörü üretkenlik açısından genellikle verimsizdir. Alınmış olan bazı tedbirler arasında üretim ve ihracatı geliştirmek amacıyla pazar bilgisinin çiftçilere temin edilmesi için köylerin birbirine bağlanması projeleri tasarlanmıştır. Aynı şekilde, gıda işleme kalitesini artırmak için yüksek üretkenlik ve daha fazla teknoloji kullanımı teşvik edilmektedir. Aynı zamanda Tayland devleti tarım ürünleri fiyat ve kontrolünün artırılması için başlıca tarım ihraç ürünleri üreticisi ülkeler ile görüşme girişimlerinde bulunmaktadır.

Baskın tarım ürünü olan pirinç ülkenin Central Plains bölümünde sulama ile üretilmekte fakat diğer yerlerde sulama yağmur suyu ile gerçekleşmektedir. Son yıllarda ortalama yıllık pirinç üretimi 26 milyon ton civarında olmuştur. Tayland dünyanın en büyük pirinç ihracatçısı ülke konumunu sürdürmekte olup 2000-03 yıllarındaki ortalama 7.1 milyon ton olan ihracat 2006yılında 10 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Tayland Çin’in DTÖ’ ne üyeliği ve neticesinde Çin’deki pirinç üretiminin düşmesi ümidini taşımaktadır. Devlet pirinç fiyatlarında daha fazla kontrol seviyelerine ulaşmayı da hedeflemektedir. Asya’daki beş pirinç üreticisi ülke Çin, Hindistan, Pakistan, Tayland ve Vietnam pirinç ticaretinde karşılıklı bilgi değişimi için nasıl bir sistem kurulabileceği üzerine Bangkok’ta Aralık 2002’de bir toplantı yapmıştır. Bu beş ülke bilgi işleme ve dağıtımının odak noktası olan hizmetin Tayland tarafından sağlanması üzerinde anlaşmışlardır. Bu bilgiler pazarda istikrarın sağlanması bakış açısıyla fiyatların belirlenmesi ve çiftçilerin kazançlarının korunması için kullanılabilecektir.

 

 

 

 

Tayland’da hayvancılık sektörü ise Kuş Gribi Krizi nedeniyle büyük yara almıştır. Tayland otoriteleri Ocak 2004 ayının sonlarında kuş gribi salgını bulunduğunu beyan etmiştir. Bu tarihe kadar 2003 yılı sonlarında görülen kümes kolerası salgını bulunduğunu açıklanmış olduğu Tayland’da Ocak 2004 ortasında kuş gribi hastalığa yakalanmış olan 1 milyon tavuk topluca imha için kesilerek hastalığın yayılması engellenmeye çalışılmıştır. İzleyen haftalarda insanların da ölümlerinin de görüldüğü salgın gittikçe yayılmış ve Nisan 2004 ortalarında kuş gribinden kurtulmak için 35 milyon tavuk topluca kesilerek imha edilmiştir. Mayıs ayı ortalarında hastalıktan kurtulunduğu açıklanmakla birlikte Temmuz ayında başka hayvanların da toplu imha edilmesine yol açan hastalığın geri geldiği açıklanmıştır.

2005 yılı başlarında kümes hayvancılığı sektörü kuş gribi krizi batağında kalmaya devam etmiş ve bölgede zaman zaman görülen salgınlar ile hastalığın yayılmasının tam olarak kontrol altına alınamadığının sinyalleri belirmiştir. Kuş gribi salgını kümes hayvancılığını mahvetmiş; 2003 yılında gerçekleşmiş olan 371,000 ton (yaklaşık 600 milyon ABD$ gelir) olan dondurulmuş kümes hayvanı ihracatının 2004’te sadece 26,600 tonda kalmasına (43 milyon ABD $ gelir) yol açmıştır. Devlet korunma ve önleme için mali destek sağlama gayretlerinde bulunmuş ve kümes hayvancılığı metotları değiştirilerek kapalı sistem üretimine geçmeye odaklanmıştır. Kuş gribindeki hızlı salgın daha ziyade göçmen kuşlara da bulaşarak yayıldığından şüphelenilen açık ve küçük ölçekli çiftliklerde görülmüştür.

Günümüze kadar Tayland’dan kümes hayvanı ithalatı birçok ülkede neredeyse yasaklanmıştır. Fakat aşıya müsaade edebilecek ülkeler de bulunduğundan, yönetim kümes hayvancılığını kuş gribinden korumak amacıyla aşı zorunluluğu getirmiştir.

Balıkçılık ise Tayland’ın önemli gelir kaynaklarından biridir.  Taylandlı 150,000 balıkçıya ait toplam 50,000 tekne bulunmakta olup 17,000 adet derin deniz tarak ağlı balıkçı gemisi bu sayıya dahildir. Günümüzde çoğu büyük ticari operasyonlar olup karides, ıstakoz, kalamar, supya ve tuna balığı gibi ürünler için soğutma ve konserveleme imkanlarına sahiptir. 1999 yılından itibaren AB ve ABD tarafından uygulanan aleyhte tarife değişiklikleri ihracatta yetersiz bir büyümeye neden olmuştur. Sektör, girdi maliyetlerinde önemli yeri olan yakıtın petrol fiyatlarındaki artışla yükselmesi ve Çin, Vietnam, Endonezya ve yeni liberalleşen Hindistan ile artan rekabetten de olumsuz etkilenmiştir. Stoklardaki azalma ve yatırım seviyesindeki düşüşe bağlı olarak Tayland balıkçılık sektörünün uzun vadede ne olacağı belirsizlik taşımaktadır. Özellikle Tayland Gulf’inde deniz ürünü kaynaklarının azalması ve Brunei sularının Tayland’lı balıkçılara kapatılması da balıkçıları yeni yerler aramak zorunda bırakmış olup, bu nedenle gidilen Endonezya sularındaki avlanmalar iki ülke arasında sürtüşmelere neden olmaktadır.

Tsunami felaketi balıkçılık endüstrisini ciddi şekilde vurmuştur. Balıkçılık dairesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre 1,127 büyük tekne olmak üzere toplam 4,529 balıkçılık teknesi yok olmuştur. Karides balıkçıları da ciddi şekilde vurulmuştur. Thai Karides Derneğine göre tsunami 1 milyar baht’tan fazla mali zarara yol açarak balık çiftlikleri ve imkanların yok olmasına yol açmış ve yine 1 milyar baht’tan fazla değerde larva sonrası karides üretimi hasarına neden olmuştur. Tayland dünyanın en büyük dondurulmuş karides ihracatçısı olup ülkenin en büyük pazarı toplam ihracatın yaklaşık %50’sinin gerçekleştirildiği ABD’dir. Fakat, 2000 yılında 1.5 milyar ABD$ ve 2001 yılında 1.2 milyar ABD$ tutarındaki dondurulmuş karides ihracatı 2002 yılında %30 oranında ve ihracat değeri de 800 milyon ABD$’a düşmesi şeklinde azalmıştır. Daralma; Şubat 2002’de AB’ne gönderilen sevkıyatta rastlanan bir antibiyotiğin görülmesi üzerine Tayland’dan ithalata getirilen sınırlamalar neticesinde ortaya çıkmıştır. AB daha önceden gelişigüzel sevkıyat seçimi yaparak gerçekleştirdiği ithalat kontrollerini tüm sevkıyatlarda uygulamaya başlamıştır. AB 2003 yılı Şubat ayında Tayland yetkililerinin standartları yükseltme önlemlerini yeterli görerek yeniden gelişigüzel seçim metoduna dönmüş ve 2003’te %20 ihracat artışı olmuş, bu ulaşılan seviye de 2004’te kararlı hale gelmiştir.

Tayland’ın ABD’ye karides ihracatı yeni bir güçlükle karşı karşıya kalmış ve antidamping vergisi uygulanmaya başlamıştır. ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu (ITC) Şubat 2004’te Tayland ile diğer beş ülkeye (Brezilya, Çin, Ekvador, Hindistan ve Vietnam) karşı aldığı ithalatta gümrük vergisi uygulanması ön kararını Ocak 2005’te de sürdürmeye devam etme kararını almıştır. ITC’nin Tayland’a uygulamakta olduğu %6.03 oranındaki vergi oranı (daha önceki %6.9 oranının altında olarak) en düşük vergi oranı durumundadır. Bu oran Çin için %112, Vietnam için %25.8, Brezilya için %10.4 ve Hindistan için de %9.5 şeklindedir. Antidamping uygulaması güneydeki ABD’deki 8 eyalette faaliyette bulunan karides çiftçilerini temsil eden ABD Güney Karides Birliği isimli bir grup tarafından dosya açılması üzerine başlamıştır.

 

2.2.2. Sanayi Sektörü

Mevcut sabit fiyatlarla sanayi sektörü GSYİH içinde %44.9 paya sahiptir. Sektör 1984 yılındaki baht kur çöküşüne kadar ithal ikamesine dayalı ve sermaye yoğun bir yapıya sahipti. Bu tarihte sektör entegre devreler, elektronik montaj, ayakkabı ve oyuncak üretimi gibi daha emek yoğun ihracat sanayilerine kaydırılmıştır. 1997-98 yıllarındaki bölgesel mali kriz imalatta 1998’de keskin bir düşüş ile %10 oranında daralmaya neden olmuştur. Sanayi Bakanlığı’na göre 1996-2000 yılları arasında bakanlıkta kayıtlı fabrikaların %16’sı olarak 20 bin civarında fabrika kapatılmıştır. Bunların çoğunluğu sermaye akışı ve rekabet gücünden yoksun KOBİ’lerden oluşmaktadır. İhracattaki yavaşlama, sektörün düşük uluslararası petrol fiyatlarının olumlu etkisinin desteğine rağmen imalat sanayiinin zayıflığına bağlanmaktadır. 1999 yılında yeniden yükselerek %12.5 oranında gelişme gösteren sektör 2000 yılında yavaşlayarak %3.3 oranında ve 2001 yılında daha da yavaşlayarak %1.3 oranında büyüme göstermiştir. Bu yıldan sonra sektörde yeniden hızlı büyüme yakalanmış ve 2002-04 yılları arasında güçlü iç talep ve toparlanan dış talep doğrultusuna ortalama %10 oranında büyüme kaydedilmiştir. Kapasite kullanım oranı da 2002 yılındaki %62 ve 2003 yılındaki %67.5 oranından 2004 yılında %69.2 oranına ulaşmıştır.

 

 

 

2.2.2.1. Otomotiv Sektörü

Tayland otoriteleri Tayland otomotiv sektörünü üreticilerin de ülkeyi diğer ASEAN ülkelerine ihracat platformu haline dönüştürme isteği ile büyüterek doğunun Detroit’ine dönüştürme gayretlerinde bazı başarılar elde etmiştir. Fakat, montaj için yerli katkı oranlarındaki şartların kaldırılarak ülkenin cazibesinin artırılması konusundaki planlar yönetimin yatırımlardaki muhafazakar yaklaşımı nedeniyle gecikmiştir. Fakat bu yaklaşım daha sonra kaldırılmış ve yönetim yeni teşvikler sunmaya başlamıştır. Kısmen bu girişimlerin de etkisiyle Japon Toyota ve Amerikan Ford dahil bir dizi otomotiv firması üretim yerlerini Tayland’a kaydırma veya genişletme planlarını açıklamıştır. Tayland’ın araç üretim sayısı son yıllarda hızla artmış ve 2004 yılında 2001 yılının iki katı olarak 930,000 adete ulaşmıştır. Ülkede üretilen araçların %30’u ihraç edilmektedir. Araçlar için iç talep yükselen tüketici güveni, gevşek mali ve parasal koşullar ve kilitlenmiş talebin serbest kalmasıyla son yıllarda güçlü olmuştur. İç satışların yaklaşık %60’ı pickup kamyonetlerden oluşmaktadır.

2.2.2.2. Elektronik ve Elektrikli Eşyalar Sektörü

Elektronik ve elektrikli eşyalar sektörü 2001 yılındaki mücadelenin ardından son 4 yıl içinde güçlü bir büyüme göstermiştir. 2002-06 yılları arasında elektronik ürünlerde (çoğunlukla entegre devreler) yıllık ortalama %27 oranında ve elektrikli araçlar üretiminde %8.5 oranında büyüme gerçekleşmiştir. Toparlanmanın ilk sinyalleri ABD’de bazı envanter yapılandırmalarına yanıt olarak 2002 yılında ortaya çıkmıştır. Üretilen birçok ürün ithalata bağımlı olup Malezya ve Singapur’un global pazarlardaki yoğun rekabeti ile karşılaşmaktadır. Tayland yönetimi yüksek katma değerli teknolojinin teşvik edilmesinin farkına varmış olması ile birlikte Tayland’da rekabetçi bir enformasyon teknolojisi sektörü için kalifiye işgücü dahil gerekli altyapının büyük bir bölümü bulunmamaktadır.

2.2.2.3. Tekstil ve Giyim Sektörü

Tekstil ve giyim sektörü son yıllarda gayet güçlü bir üretim kaydetmiş olmakla birlikte ihracat Çin ve Vietnam gibi düşük ücret kullanan tedarikçilerin kızıştırmakta olduğu rekabetin sonucu olarak sıkıntı içinde bulunmaktadır. 2004 yılında giyim sektörü ihracatı %12 artarak 3.1 milyar ABD $ değerine ulaşmakla birlikte 2000 yılında kaydedilen değerin altında kalmıştır. Tayland değer zincirini yukarı taşımak amacıyla Bangkok’u bölgesel bir moda merkezine dönüştürmek için teşvik girişimlerinde bulunmaktadır. Tayland Giyim Sanayicileri Derneği (TGMA) de sayısal olarak giyim sanayii üreticilerin %70’ini oluşturmakta olan KOBİ’lere rekabet güçlerinin artırılması için yardımlara karar vermiştir.

2005’in başlarında TGMA modern yönetim niteliklerinin geliştirilmesi, denizaşırı pazarların genişletilmesi ve ekonomik gelişmelerden olumsuz etkilenmekte olan dokumacıları bu olumsuzluklardan fazla etkilenmeyen giyim üreticileri sektörüne bağlama stratejilerini içeren Hızlı Moda programını ortaya çıkarmıştır. Rekabetçiliğin geliştirilmesine duyulan ihtiyaç son yıllarda yoğunlaşmıştır. 2004 yılı sonunda DTÖ anlaşmaları tekstil ve giyimde 1974 yılından beri devam etmekte olan kota sistemlerine son vermiştir. Artık ABD ve AB ülkelerindeki ithalatçılar ithal sınırlamaları ile kısıtlanmamakta, Çin tekstiline talep şişmekte ve daha yüksek maliyet tabanlı ve kapasite sorunları bulunan ihracatçılar sıkıntı yaşamaktadır.

2.2.2.4. Petrol Endüstrisi

İki uluslararası petrol devi Royal Dutch/Shell (Hollanda/İngiltere) ve Caltex (ABD) tarafından 1996 yılında açılan rafineriler ve bir başka ABD şirketi olan ExonMobil tarafından üçüncü bir fabrikanın genişletilmesi Tayland’ı petrol ürünlerinde net ihracatçı konumuna getirmiştir. Fakat, 1997-98 ekonomik duraklama ve izleyen yönetim müdahalesi sektörü ciddi şekilde vurmuştur. 2000 yılının sonunda Tayland yönetimi halka maliyetinin %40’ı değerinde sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) satışı nedeniyle ülkedeki 6 petrol rafinerisine toplam 2 milyar baht (50 milyon ABD$) civarında borçlu konuma gelmiştir. Bu, yüksek seviyelerde ABD $ borcu ve zayıf iç talep nedeniyle zaten mali sorun yaşayan rafinerilerin sorunlarının üzerine eklenmiştir. Kapasite kullanımı 1997’deki % 90 seviyesinden 2001 yılında %75 seviyesine gerilemiş fakat 2004 yılında tekrar yükselişe geçerek %85.5 oranına ulaşmıştır. Petrol ürünleri üretimi 2000 yılındaki %1 oranında düşüşün ardından 2001-03 yılları arasında yıllık ortalama %2.8 oranında büyüme kaydetmiş ve 2004 yılında da %8.3 seviyesine ulaşmıştır. 2006 yılında toplam ham petrol rafine kapasitesi günde 1 milyon varil civarında bir seviyede yer almıştır.

2.2.2.5. Çelik Endüstrisi

Çelik sektöründe üretim son yıllarda gayet hızlı bir şekilde büyümüş, özellikle çelik fabrikalarının soğuk ve sıcak hadde üretim miktarlarında kuvvetli artışlar olmuştur. Sektör genel olarak kendisine bağımlı diğer sektörlerin ve özellikle taşıt aracı ve yan sanayi sektörünün göstermiş olduğu güçlü performanstan faydalanmıştır. Mülk ve inşaat sektörünün toparlanması da talebi yükseltmiştir. Ayrıca, devlet yabancı yapımı çeliğin yurtiçine girişini engellemek için Mart 2004’te antidamping yasasını yürürlüğe koymuştur.

Çelik endüstrisi 1997-98 bölgesel mali krizinin ana kurbanlarından biri olmuş, ardından nispeten başarılı bir şekilde yeniden yapılanmış olmasına rağmen sektörün borçlarının hala 300 milyar baht civarında olduğu tahmin edilmektedir. Tayland çelik endüstrisi parçalı bir yapıya sahip olmakla birlikte 2002 yılında birleşen Thai Steel Group (NTS) ve lider yerel sanayi devi Siam Cement yeniden yapılanma ihtiyacını nihayet kabul edildiğini belirtmiştir. Millenium Steel olarak adlandırılan birleşik yapı halihazırda Tayland çelik kapasitesinin %25’ini kontrolünde bulundurmaktadır.

 

2.2.3. Hizmet Sektörü

İnşaat, turizm, bankacılık, ulaştırma ve haberleşme faaliyetlerini de içeren hizmet sektörü Tayland GSYİH’nın %45.2’sini oluşturmaktadır.GSYİH’nın itici motoru olan hizmet sektörünün 2006 yılında %10 oranında büyüdüğü tahmin edilmektedir.

 

 

2.2.3.1. İnşaat Sektörü

İnşaat sektörü 1997-98 mali krizi tarafından ciddi şekilde vurulduktan sonra (1998’in sonlarında kayıtlı inşaat şirketlerinin %60’ının ya dağılmış veya operasyonlarını durdurmuş) son yıllarda yeniden kıpırdanma sinyalleriyle kademe kademe toparlanmaktadır. Sektör 1999-2001 yılları arasında arka arkaya üç yıl daralmış, fakat ardından 2002 yılında %5.2, 2003 yılında %3.3 ve 2004 yılında da %13.2 gibi etkileyici bir oranda büyümüştür.

Tarihsel olarak Tayland firmaları nispeten küçük ölçekli ve hatta 1997 yılına kadar daha büyük ve verimli Avrupalı, Asyalı ve Avustralyalı rakiplerin yurtiçine girmesinden sıkıntı duyan bir yapıdaydı. Krizden sonra bir dizi daha büyük şehir planlamacısı ve müteahhit borçlarını yeniden yapılandırmış ve sektörde dikkate değer bir toparlanma gözlenmiştir. Bugün sektörün toparlanmasından yararlanmak üzere iyi durumda olan 200-300 civarında firma bulunmaktadır. Lider konumda bulunan şehir planlamacılarının birçoğu yabancı partnerler edinmiştir.

Konut pazarı mevcut toparlanmada lider durumdadır. Düşük faiz oranları, artan tüketici güveni ve mülk sektörü stoklarının %100’den fazla değer artışı, Bangkok ve banliyölerindeki lüks gayrimenkul sektörünün gelişmesinde hızlı büyümeye önemli katkı sağlamıştır. Orta standart ev inşaatı 2001 yılında %6 oranında büyümüş ve mülk devir işlemleri vergisinin %0.01 oranına indirilmesi, ev satın almada 100,000 baht (2,350 ABD$) ve 200,000 baht arasında vergi indirimi ve özel iş vergilerinin %0.11 oranına indirilmesi dahil devlet güvenceli teşvikler ile 2002 yılında daha da ilerlemiştir. Yönetim ayrıca faiz oranlarının zaten düşük olduğu bir zamanda kamu bankalarını da ipotekli ucuz ev kredisi vermeye teşvik etmiştir. Fakat 2003 yılında yönetim ve Bank of Thailand 1997 yılında mülk sektöründe yaşanan şişmenin tekrar etmesinin önüne geçmek için bazı adımlar atmıştır. Bank of Thailand spekülasyonun engellenmesi gayretleri içinde Kasım 2003’te 10 milyon bahtın (250,000 ABD$) üzerinde satış fiyatı olan mülkler için ipotekli ev kredilerinin kredilendirilebilme oranının %70 ile sınırlı olduğunu açıklamıştır. 10 milyon baht’ın altında değeri olan mülkler için herhangi bir sınırlama yapılmamıştır.

2.2.3.2. Bankacılık Sektörü 

Tayland’da mali sistemin yönlendirilmesi ve politikaların belirlenmesinden sorumlu iki kuruluş Maliye Bakanlığı ve Merkez Bankası’dır. Merkez Bankası bankaların, mali şirketlerin ve ev kredisi resmi görevlilerinin yönlendirilmesinde ve piyasa reformlarında lider rolü oynamaktadır. Kıymetler ve Değişimler Komisyonu 1975 yılında kurulmuş ve Tayland sermaye piyasasındaki oluşumları izlemekte ve şirketlerin faaliyetlerini denetlemektedir. Sigorta şirketleri maliye bakanlığının sorumluluğundadır.

Yöneticiler 1997-98 krizine yanıt olarak mali sektörün yeniden yapılanması ve güvenin tekrar kazanılması için bir dizi enstitü kurmuşlardır. Banka kaçışları ve sistemik riskleri engellemek için mali enstitülerin borç ve stoklarını garanti altına almak üzere kurulan Mali Enstitüler Kalkınma Fonu (FIDF), kapanan mali şirketlerin varlıklarının satışı için Mali Sektör Yeniden Yapılanma Otoritesi’ni (FRA), bankacılık sektöründe işlemeyen kredilerin (NPLs) yönetimi ve nihayetinde merkezi bir borç yeniden yapılandırma işlevi görecek mekanizma için Thai Varlık Yönetim Kurumu (TAMC) bu enstitüler arasında yer almaktadır.

TAMC kamu ticari bankalarının kötü kredilerinden 720 milyar baht tutarını toplayabilmiştir. Tayland’ın mali enstitüleri ekonomik krizin merkezinde bulunmakta ve rehabilitasyonun yavaşlığı ekonominin yeniden toparlanmasının önünde ciddi bir engel teşkil etmekteydi. 2004 yılı başlarında kabine Sektör Master Planı diye adlandırılan ve içinde mali şirketler ve bankalarla ilgili çeşitli düzenlemelerin yer aldığı Maliye Bakanlığı ve Bank of Thailand’ın ortak teklifini onaylamıştır.

Master Plan’a göre bugün sayıları 13 olan ticari ve ihtisas kamu bankalarının sayısı 3 veya 4’e indirilecektir. Tayland’da kamu bankalarının yanı sıra 4’ünün ana ortaklığı yabancı olan toplam dokuz ticari özel banka ve tek şubeli toplam 18 yabancı banka şubesi bulunmaktadır.

Merkez Bankası Tayland bankacılık sisteminde bankaların yönetim kalitesinin iyileştirilmesi için 2004 yılında ticari bankaların işlemeyen kredileri için daha sıkı düzenleme kuralları getirmiştir.

Gevşek mali koşullar ve izleyen banka borçlandırma oranları düşüşüne rağmen kredi büyümesi 2002 yılına kadar kısıtlı kalmıştır. Ticari bankaların kredileri 2000 yılındaki %10 oranında keskin düşüşün ardından 2001 yılında da %5.8 oranında düşmüştür. Daha sonra toparlanarak 2002 yılında %7.4, 2003 yılında %3.6 ve 2004 yılında da %6.7 oranında artmış olmakla birlikte bu artışlar 1990lı yıllardaki yıllık ortalama %20-25 oranlarındaki büyümenin karşısında oldukça düşük kalmıştır. Ayrıca kredilerin karakteristik bir özelliği de yatırımdan ziyade tüketim amaçlı olmasıdır. Bankalar oldukça sıkı düzenleme koşulları ile karşılaşmak zorunda olduklarından bu kredilerin işlemeyen krediler miktarını kabartması korkusuyla kredi vermekte isteksiz davranmışlardır.

2.2.3.3. Turizm Sektörü

Turizm sektörü 2003 yılındaki SARs vakasına kadar etkileyici bir büyüme göstermiştir. Gelen turist sayısı 2001 yılında ABD’deki 11 Eylül terör saldırılarıyla düşüş gösteren global ekonomiye rağmen %5.8 oranında artarak 10 milyon kişinin hemen üstünde gerçekleşmiş ve 295 milyar baht (6.6 milyar ABD$) gelir getirmiştir. Tayland güvenli ve kararlı bir topluma sahip olmasındaki ünü ve ziyaretçiler için güvenlik önlemlerinin artırılmasında gösterdiği gayretlerden yararlanmıştır. 2002 yılında gelen turist sayısı %7 oranından fazla artarak 10.8 milyon kişiye ulaşmıştır. Tayland Turizm otoritesine göre 2002 yılında yabancı turistlerden elde edilen gelir yıllık olarak %8.5 oranında artarak 320 milyar baht seviyesine sıçramıştır. Fakat turizm sektörü 2003 yılında SARs salgınının bölgesel seyahatleri caydırması nedeniyle ciddi bir darbe yemiş ve gelen turist sayısı 9.7 milyon kişiye düşmüştür.

Sektör 2004 yılı içinde süratle toparlanmış ve gelenlerin sayısı 12 milyon kişiye sıçramış, fakat 26 Aralık 2004’teki yıkıcı tsunami felaketinin ülkenin güney kıyılarını vurmasının ardından gelen turist sayısında ciddi düşüşler olmuştur. Phuket Uluslararası havaalanı verilerine göre Ocak 2004 ayında 510,000 kişi olarak gerçekleşen gelen yolcu sayısı Ocak 2005 ayında sadece 181,551 olarak gerçekleşmiştir. Gelen uluslararası yolcu sayısında daha ciddi düşüşler görülmüş ve gelenler yıllık olarak %88.8 oranında azalmış ve 27,000 kişi olarak gerçekleşmiştir. Fakat izleyen birkaç ayda durum iyileşmiş gibi görünmektedir. Phuket bölgesindeki otel doluluk oranları tsunamiyi izleyen haftalardaki %10’un altındaki oranlardan %40 civarına yükselmiştir.

Turizm sektörünün tsunamiden kaynaklanan kayıpları hesaplanmaya çalışılmaktadır. Felaketten etkilenen bölgeler Phuket, Krabi, Rnong, Phang Nga, Satun ve Trang olmuştur. Turizm otoritelerine göre en çok etkilenen yerler 12 milyar baht hasarla Phang Nga’daki Khao Lak ve 2.8 milyar baht zararla Krabi’deki Phi Phi adasıdır. Toplam 32,000 yatak sayısı bulunan Phuket bölgesinde durumun ciddiyeti daha azdır. Phuket bölgesinde toplam zarar 16 milyar baht civarında olup bu rakamda kamu hizmetleri, yol ve güç şebekeleri yer almaktadır.

 

2.3. DIŞ TİCARET

 

Tablo 2. Tayland’ın Dış Ticareti (FOB, milyar dolar)

 2000200120022003200420052006
İhracat 67,863,066,078,094,9109,2129,7
İthalat 56,154,557,066,984,1106,0126,8
Hacim 124,0117,6123,0144,9179,1215,2256,5
Denge 11,78,5439,011,710,73,12,9

     Kaynak: Tayland Ticaret Bakanlığı

 

      2.3.1. İhracat

Mal ihracatı 1980’li yılların ortalarındaki cari fiyatlarla GSYİH’nın %20’leri civarındayken bu oran 2006 yılında %59 civarında gerçekleşmiştir. Yeni ve yüksek katma değerli ürün alanlarında çeşitleme gibi yapısal faktörler ihracatın büyümesinde önemli rol oynamıştır. Tayland’da nispeten daha düşük maliyetle üretilen bilgisayar bileşenleri, elektronik tüketim malları ve taşıt araçları 1990’larda ihracatta başlıca sektörler olan tekstil ve ayakkabı ürünlerini giderek artan kararlılık şekilde gölgede bırakmaktadır. Entegre devrelerden elde edilen gelirler 1999 yılında sadece 1.4 milyar ABD$, 2002 yılında da 3.3 milyar ABD$ değerindeyken, 2006 yılında 5 milyar ABD$ olarak gerçekleşmiştir. Fakat, Tayland’ın rakip ülkeler Singapur ve Malezya’daki gibi gerekli altyapı ve eğitimde erişilmiş olan düzeyden yoksun olması nedeniyle ihracat hacmini daha ileri seviyelere götürmesi mümkün görülmemektedir. Geleneksel ihraç ürünleri 1997 sonrası para biriminde değer azalması ve ucuzlayan işgücü maliyetlerinin ardından biraz gelişme zemini bulabilmiş, fakat Hindistan, Çin ve Vietnam gibi düşük maliyetli ülkelere göre bu alanlarda rekabetçiliğini hızla yitirmektedir.

Tekstil ürünleri ihracatı 2004 yılında %16 oranında artarak 5.1 milyar ABD $ olarak gerçekleşmesine rağmen büyüme geçen on yıl içinde zayıf olmuştur (1995 yılında tekstil ihracat geliri 5.7 milyar ABD $ olarak gerçekleşmiştir).

 

 

Mal ihracatı (gümrük bazında) değer olarak 2003 yılındaki %17.7’lik artışın ardından 2004 yılında %22 oranında büyümüştür. Bu büyüme oranları, 2001 yılındaki %6.5 oranında daralma ve 2002 yılında da %4.5 oranındaki büyüme dikkate alındığında belirli bir gelişmenin işaretini yansıtmaktadır.

Düşüşün ardından sıçrama büyük ölçüde özellikle ABD pazarı olmak üzere artan dış talebi yansıtmaktadır. İmalat sanayii ürünleri 2004 yılındaki toplam ihracatın %87 civarında bir bölümünü teşkil etmekte olup imalat sanayii içinde sadece bilgisayar ve bileşenlerden oluşan ürün grubundan elde edilen ihracat geliri %12 oranında artarak 9 milyar ABD $ değerinde gerçekleşmiştir.

Mevcut yönetim ekonomik büyümenin ihracata bağımlılığını azaltma isteğinde olmasına rağmen ihracat potansiyelini artırıcı bir dizi politika tasarlamıştır. Bunlar arasında geleneksel olmayan Çin, Hindistan, Bangladeş, Kuzey Afrika ve Ortadoğu gibi pazarlara ihracatın artırılması tedbirlerinin yanı sıra, tarımsal gelişmeyi teşvik gayretleri ile katma değeri yüksek tarım ürünleri ihracatının artırılması niyeti yer almaktadır. Yönetim ayrıca 2001 yılındaki bir girişiminde ağırlıklı olarak yerel katkı içeren, yurt dışında pazarlanabilecek, özgün Tayland ürünleri geliştirmek için “bir köy bir ürün” programını yürürlüğe koymuştur.

Bunlardan başka, yönetim hem ülkenin başlıca pazarlarında tarife dışı engelleri kaldırmak, hem de Tayland’ın temel ihraç mallarının uluslararası tedarikini kontrol altına almak için rakiplerle koordinasyon ve işbirliği girişimleri şeklinde bir çeşit ticari diplomasi izlemektedir. Örneğin, dünyanın en büyük üç kauçuk üreticisi olan Malezya, Endonezya ve Tayland arasında kauçuk piyasasını kontrol altına almak ve nihai durumda daha fazla fiyatlandırma gücüne ulaşmak amacıyla Eylül 2002’de üçlü kauçuk paktı imzalanmıştır. Yönetim ayrıca önemli ticaret ortağı ülkelerle serbest ticaret alanları kurulmasına ilişkin anlaşmalar oldukça başarılı olmuştur. Yakın geçmişte, yönetim Yeni Zelanda ile tarife engellerinin kaldırılması için Nisan 2005’te bir anlaşma imzalamıştır. Bu tarihten önce Hindistan ve Avustralya ile imzalanan anlaşmaların yanı sıra, ABD ve Japonya ile görüşmeler de devam etmektedir.

 

2.3.2. İthalat

Mal ithalatı cari fiyatlarla (CIF bazında) GSYİH içinde 1980li yılların ortalarındaki %20 civarındaki seviyesinden 2006 yılında % 58 civarında bir orana denk gelmiştir. Tayland’ın ara mallar ve sermaye mallarındaki ithalata bağımlılığı tarımsal tabandan endüstriyel tabana kaymaya bağlı olarak hızla artmıştır. Toplam ithalatın faturası (gümrük bazında) 2003 yılındaki %16.8 oranındaki artışın ardından 2006 yılında %27 oranında artışla 95 milyar ABD $’a yükselmiştir. Sermaye malları ithalatı 2006 yılında %20 oranında artışla toplam ithalatın içinde %43 oranında paya ulaşmış, ara mallar ve ham madde ithalatı da %32.5 oranında sıçrama yaparak 26.5 milyar ABD $’a ulaşmıştır. Tüketim malları ithalatı da son yıllarda güçlü özel sektör talebi doğrultusunda hızlı büyüme göstermiştir. Tüketim malları ithalatı 2000 yılındaki 6.6 milyar ABD $ seviyesinden 2006 yılında 8.9 milyar ABD $’a ulaşmıştır.

 

Hızlı büyüyen otomotiv endüstrisi araç ve parça ithalatının keskin bir şekilde artışında katkı sahibi olmuş, bu ürünlerde toplam ithalat 2000 yılında 2 milyar ABD $’a kıyasla 2006 yılında 3.5 milyar ABD $ olarak kaydedilmiştir.

Dünya fiyatları doğrultusunda ülkenin ham petrol ithalatı faturası da hızlı bir şekilde kabarmış, 2000 yılındaki 6 milyar ABD $ seviyesinden 2006 yılında 10.7 milyar ABD $ düzeyine ulaşmıştır. Ticari eşya ithalatı muhasebesi 1998’den sonra her yıl sürekli fazla vermiş olmasına rağmen 2004 yılında fazlalıkta ani düşüş olup 2 milyar ABD $ civarında olmuştur.

 

   Dış Ticaretindeki Başlıca Maddeler (2006)

Kaynak: Tayland Ticaret Bakanlığı

 

Toplam dış ticaret fazlası 1998 yılında ithalattaki ani düşüş nedeniyle rekor düzeyinde 12.1 milyar ABD $ olarak gerçekleşmiştir. Ardından, izleyen 5 yıl boyunca da her yıl azalarak 2001 yılındaki 3.6 milyar ABD $ seviyesine gelmiştir. Durum 2002-03 yıllarında iyileşmiş, mal ticareti hesaplarında sırasıyla 4.6 milyar ABD $’ı ve ardından 5.2 milyar ABD $’ı fazla kaydedilmiştir.  Dış ticaret fazlası ithalatın hızlı bir şekilde artması sonucu giderek azalmaktadır. Dış ticaret fazlası 2006 yılında 2,9 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

 

 Tablo 3. Dış Ticaretindeki Başlıca Ülkeler (2006)                                           Milyar $

Ülkeler2006 İthalat Ülkeler2006 İhracat
Toplam İthalat126.8Toplam İhracat129.7
1Japonya25.51A.B.D.19.5
2Çin13.42Japonya16.4
3A.B.D.8.53Çin11.7
4Malezya8.34Singapur8.4
5Birleşik Arap Emirlikleri7.15Hong Kong7.2
6Singapur5.66Malezya6.6
7Tayvan5.17Avustralya4.4
8Güney Kore5.08İngiltere3.4
9Suudi Arabistan4.29Tayvan3.4
10Endonezya3.410Endonezya3.3
Toplam 10 Ülke86.3Toplam 10 Ülke84.2

    Kaynak: Tayland Ticaret Bakanlığı

Hızlı büyüme yılları olan 1990’larda bölgesel Asya ülkeleri yüksek alım güçleri ve yakın yatırım bağlarıyla Tayland’ın en hızlı büyüyen ticaret ortakları olmuştur. 1995-96 yıllarında Güney Asya ülkeleri birliği (ASEAN) Tayland ürünlerinin en büyük alıcısı olarak ortaya çıkmıştır. Fakat 1997-98 bölgesel ekonomik duraklama yıllarında ABD ve AB ülkeleri Tayland ihracatının ana büyüme pazarları olmuştur. Son yıllarda ise güçlü bölgesel ekonomik büyüme ve bölgesel entegrasyonu geliştirme politikaları, ASEAN ülkelerinin Tayland’ın toplam ihracatında daha büyük paya sahip olmaları anlamına gelmiş ve 2006 yılında bu oran % 21.7’ye ulaşmıştır.

Tek tek ülkelere bakıldığında 2006 yılında ABD ilk ihraç pazarı konumunu sürdürmüş olmasına rağmen 2001 yılındaki toplam ithalat içindeki %20 oranının üzerindeki payı 2006 yılında %17,9 oranının altına düşmüştür. Japonya ülke bazında Tayland’ın ikinci büyük pazarı olup 2006 yılı ihracatında % 15,1 oranında paya sahip olmuştur. Çin, önemi gittikçe artan bir ihraç pazarı olarak belirmekte ve 2001 yılında %4.4 olarak gerçekleşen toplam ihracat içindeki payı 2004 yılında % 7.3, 2006 yılında ise % 10,8 oranına ulaşmıştır.

Diğer taraftan Japonya büyük ölçüde ithalat tedarikinde lider rolü nedeniyle Tayland’ın en büyük ticaret ortağı olan ülke konumunu sürdürmekte ve halen Tayland’ın toplam mal ithalatı içinde dörtte birlik paya sahip durumdadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

TÜRKİYE İLE EKONOMİK VE TİCARİ İLİŞKİLERİN GELİŞİMİ

 

 

  • TİCARİ İLİŞKİLER

 

Dış ticaret açısından her iki ülke birlikte değerlendirildiğinde Türkiye ile Tayland arasında  belirgin bazı yapısal benzerlikler ve farklılıklar bulunmaktadır. Örneğin her iki ülkenin nüfusu ve dış ticarette, özellikle ihracattaki sanayi ürün alanları çeşidindeki (tekstil, otomotiv, elektronik, elektrik) benzerlik dikkat çekicidir. Tayland kişi başına milli gelirde Türkiye’den biraz daha iyi durumda olmakla birlikte katma değeri yüksek ürünlere yönelme, geleneksel pazarların dışına çıkma, düşük işgücü maliyetli ülkelerden gelen rekabet karşısında yeni arayışlar gibi ekonomide ve dış ticarette her iki ülkenin gündemleri ve izlemeye yöneldikleri çözümler de benzerlik taşımaktadır. Örneğin her iki ülke de tekstil ağırlıklı ihracat hemen hemen eş zamanlı olarak katma değeri yüksek otomotiv ve elektronik, elektrikli eşya grubuna doğru yönelmiştir. Belirgin farklılıklar olarak Türkiye’nin dış ticaretinin Tayland’dan daha büyük bir hızla gelişmekte olduğu fakat ticaret açığının ise Tayland’da daha yavaş bir şekilde büyüdüğü, buna mukabil Tayland’ın dış ticaretinin yaklaşık 10 yıldır fazla vermekte olmasıdır.

Karşılıklı ticarete ürün bazında bakıldığında her iki ülkenin kendi potansiyelinin güçlü olduğu alanda diğerine mal satmakta olduğu gözlenmektedir. Örneğin Türkiye’nin demir çelik ve buna bağlı metal, deniz taşıt aracı gibi sanayi ürünlerine karşın Tayland’ın kauçuk ve yine kendi iddialı olduğu tipte kara taşıt aracı, bilgisayar ve bileşenleri gibi ürünler sattığı görülmektedir. Benzerlik ve farklılıklarla birlikte coğrafi konumlarının da etkisi ile son yıllara kadar marjinal düzeyde olan iki ülke arasındaki ticarette, 2001 yılından beri her yıl sıçramanın da ötesinde katlanma sayılabilecek belirgin artış ve canlanma gözlenmektedir.

Tablo 4. İkili Ticaret Verileri (1,000,000 USD)

 

 İhracatGenel İhracatımız İçindeki Pay (%)Tayland’ın İthalatı İçindeki Pay (%)İthalatGenel İthalatımız İçindeki Pay (%)Tayland’ın İhracatı İçindeki Pay (%)HacimDenge
200019.90.070.031480.320.21167.9-128.1
200144.10.140.0797.80.180.15141.9-53.7
200255.10.150.09159.30.360.23214.4-104.2
200392.90.240.12207.40.370.26300.3-114.5
2004105.20.200.11333.10.440.35438.3-227.9
200579.80.110.07562.80.490.51642.6-483
2006164.90.120.13728.30.860.57893.2-563.4

Kaynak: İhracat ve İthalat verileri Tayland Ticaret Bakanlığı

 

Son dört yıl içinde iki ülke arasındaki ticaret 3 katına çıkmış ve 2004 yılı sonunda 624.1 milyon ABD $ rekor seviyesine ulaşmıştır. Bu artışın bileşenlerine bakıldığında karşılıklı ticaret dengesindeki kabaca 1/4 oranındaki dengenin 2003 yılı haricinde pek değişmediği dikkat çekicidir. Bu gelişmelerin geleceğine yönelik tahmin yürütmek güç olmakla birlikte her iki ülkenin de kendi ürün gamında bulunmayan özellikle teknoloji ürünlerini doğrudan birbirinden almaya yönelmesinin oldukça avantajlı olduğu ve başka sanayi ürünlerinin de hız kazanmış olan bu ticaret akışı içine girebileceği izlenimi uyanmaktadır. Her iki ülke arasında tarım ürünü ticareti bulunmaması da ilginç bir görünümdür.

 

     Ticaretimizin Sektörel Dağılımı (2006)

 

 

 

3.1.1. İhracat

 

Son yıllarda önemli canlanma görülen her iki ülke arasındaki ticaret içinde Türkiye’nin Tayland’a ihracatında önemli ürün grupları 2003 ve 2004 yıllarında ortaya çıkmış olan deniz ulaşım araçları ve bunların aksam ve parçaları ile demir çelik ara malları ön sıralardadır. Bu üç gruptaki ihracat Türkiye’nin Tayland’a toplam ihracatının yaklaşık % 79’unu teşkil etmektedir. Geriye kalan ihracatın büyük bir bölümü de pamuk, tekstil, giyim ve dokuma gibi ürünler ile elektrikli eşyalar ve bunların bileşenlerinden oluşmaktadır. Bir başka deyişle Türkiye’nin Tayland’a ihracatının tamamına yakını marjinal düzeyde de olsa göze çarpan pamuk dışında tamamen sanayi mallarından oluşmakta ve açık arayla yeni ortaya çıkmış olan deniz taşıtları ile bunların aksam ve parçaları alanında gerçekleşmiştir.

Türkiye’nin Tayland’a ihracatında gözlenen diğer bir husus da; 2004 yıl öncesine kadar inişli çıkışlı da olsa toplam ihracat içinde anlam ifade eden ve Tayland’a önemli bir üretim sektörü olan kıymetli taşlar ve mücevher ihracatının 2002 yılındaki 29.1 milyon ABD $ seviyesinden, önce 2003 yılında yarısından çok düşerek 13.4 milyon ABD $’ına ve ardından da aynı çapta ihracat değeri düşüş ile 0.2 milyon ABD $ seviyesine inmiş olmasıdır. Bu çapta belirgin olmamakla birlikte sentetik liflerden diğer dokuma ürünlerindeki önemli düşüş 2001 yılındaki 3.1 milyon ABD $’ından 0.4 milyon ABD $’ına gerilemiştir. Fakat bunun yerini yaklaşık aynı çapta pamuk ihracatının doldurmaya başladığı gözlenmekte ve bu alanda Tayland’da girdi çeşidinin değişmekte olduğu söylenebilmektedir.

Elektrik kablo ve telleri de değinilebilecek bir başka ürün grubu olup 2001 yılındaki 1 milyon ABD $’ının biraz altında gerçekleşen ihracat 2002 ve 2003 yıllarında 1.6 milyon ABD $’ı üzerine yükselmekle birlikte 2004 yılında bu üç yılın gerisine düşerek 0.7 milyon ABD $’ın altına gerilemiş olduğu gözlenmektedir.

 

3.1.2. İthalat

 

Türkiye’nin Tayland’dan ithalatı daha düzenli bir şekilde artış eğilimindedir. İthal ürünlerine bakıldığında üst sıralarda yer alan ürünler Tayland’ın önemli üreticilerden biri olduğu kauçuk ve bu üründen yapılan balata vb. otomotiv yan sanayii ürünleri, ticari taşıt araçları, otomatik bilgi işlem makineleri ve üniteleri, sentetik lif ipliği ve pamuklu dokumalar şeklindedir. Bu ürün gruplarının ardından gelen ürün grupları da aynı şekilde göze çarpan artışlarıyla kıymetli metal ve mücevherci eşyası, elektronik devreler, klima cihazları, elektronik valfler, poliasetat, diğer polieter, epoksit gibi kimyasallar ve elektronik alıcı verici cihazlar için aksam ve parçalar şeklindedir.

 

 

 

 

  • PAZAR İLE İLGİLİ BİLGİLER

 

Tayland, Türkiye için önemli bir ortaktır. Tayland, Türkiye’nin Asya’ya geçiş yolu üzerinde bulunmaktadır. Bu nedenle, Tayland pazarı hakkında bilgiler Türk işadamlarımızın Asya-Pasifik bölgesine açılımı açısından önem arz etmektedir.

 

3.2.1. Vergi Sistemi

Tayland’da vergiler yerel ve ulusal seviyede uygulanmaktadır. Başlıca vergiler; doğrudan vergi (kişisel gelir vergisi, kurumlar vergisi ve petrol gelir vergisi) ile dolaylı vergiler (KDV, özel işletme vergisi, gümrük vergisi, ek vergi, pul vergisi ve mülk vergisi) şeklindedir.

Vergiler Maliye Bakanlığı’na bağlı üç birim tarafından toplanmaktadır. Bunlar ithalat ve ihracat vergilerinden sorumlu Gümrük Bölümü, gelir vergisi, KDV, özel işletme vergisi ve pul vergisinden sorumlu gelirler bölümü ve özel ürünlerin ek vergilerinden sorumlu Ek Vergi Bölümü’dür. Yerel vergi toplama birimleri ise mülk ve belediye hizmetleri ile ilgili vergilerin toplanmasından sorumludur.

3.2.1.1. İthalat Vergileri

İthalat gümrükleri belirli oranlarda ve genellikle Gümrük Dairsinin gözetiminde ödendikten sonra gümrük geçiş izni verilmektedir. Sadece yasaya göre belirli önceliği olan ürünlerde gümrük vergisi düşük veya değişken uygulanmaktadır. İthalatçı malının gümrük geçişine izin verilmeden önce üç çeşit vergi ödemek durumundadır. Bunlar, ithalat gümrük vergisi, ek vergi ve yerel vergi ile katma değer vergisidir. Taşıt araçları dışında 6 değişik ithalat gümrük vergi oranı bulunmaktadır. Bunlar: Muaf (liberal ithal politikası içinde yer alan ürünler), %1 ham maddeler, %5 temel ürünler ve sermaye malları, %10 ara mallar, %20 nihai ürünler ve %30 devlet koruması altında olan ürünler şeklindedir.

3.2.1.2. İhracat Vergileri

Ülkede iki ürün için ihracatta vergi uygulaması bulunmakta olup bunlar ham deri (%5) ile ağaç, kesilmiş ağaç ve ağaçtan mamuller (%40)’dir.

3.2.1.3. Gümrük Vergi Ödemeleri

Tüm vergiler Tayland Gümrük İdareleri tarafından Gümrük Tarife yasasına göre belirlenmiş miktar/oran üzerinden göre ödenmektedir. Vergilerin uzman resmi görevli gözetiminde malın ülkeye girişi esnasında ödenmesi gerekmektedir. Vergiler nakit veya çek ile ödenebilmektedir. Çeklerin Bank of Thailand veya yetkili diğer ticari bankalar tarafından onaylanmış olması gerekmektedir. Gümrük vergileri veya geçerli teminatların ürünlerin ülkeye girişinde test edilmesinden önce Gümrük idaresine ödenmiş olması gerekmektedir. Üzerinde anlaşmazlık çıkan ve incelenmesi talep edilen ürünlerin gümrük geçişinde iki yol izlenmektedir. Birincisinde gümrük oranı en üst değerden ödenip farkın anlaşmazlığın giderildiğinde geri alma hakkı saklı kalarak geçiş yapılabilmektedir. İkincisinde beyan edilen gümrük vergisini ve teminat olarak da en üst oranda gümrük vergisinin farkını birlikte ödeyip geçiş yapılabilmektedir.

 

3.2.2. İthalat ve İhracat Mevzuatı

İthalat ve ihracat için belirli kurallar bulunmakta ve bazı durumlarda sınırlamalar yasaklama, yüksek oranda vergi veya lisansa bağlı olarak yürütülmektedir. Örneğin işlenmemiş ve pirinç kepeği ihracatı yasaktır. Diğer bazı ürünler olarak kauçuk, kereste, pirinç, ham deri, ipek kumaş ve demir talaşı yabancılara satılabilmekle birlikte vergi ödenmesi gerekmektedir. Altın, sığır, şeker gibi bazı ürünlerin ihracatında da ilgili kamu kuruluşundan lisans alınması gerekmektedir.

3.2.2.1. İthalat Kontrolleri

Bazı ürünlerin ithalatı gümrük kontrollerine tabi olup Ticaret Bakanlığı’ndan alınacak lisans ve izin ile yapılabilmektedir. Kontroller geniş çapta liberalleştirilmiş olmakla birlikte 50’den fazla ürün sınıfında ithalat lisansı gerekmektedir. Bunlar zaman içinde Bakanlık tarafından duyurularak değişebilmektedir. Belirlenen ürünlerin ithalatı için Bakanlıktan izin ve lisans temin edilmesi gerekmektedir. Lisans başvurusu için tedarikçinin teklifi, teyidi, faturası ve diğer istenen evrakı getirmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen ürünlerin yanı sıra diğer bazı kanunlarla ithalat kontrolü yapılan ürünler de bulunmaktadır. Bunlar:

  1. Modern ilaçlar önceden lisans almak koşuluyla ithal edilebilmekte olup Sağlık Bakanlığı Gıda ve İlaç Dairesi Yönetiminden temin edilmektedir.
  2. Mineraller yasasına göre 2 kg’ın üzerindeki miktarlarda tungstik oksit, kalay cevheri, tozu ve metali ithalatı için uygun iznin alınması gerekmektedir.
  3. Eski anıtlar, antikalar, sanat objeleri ve ulusal müze yasası, antikalar ve sanat objeleri (kayıtlı olsun olmasın) ülke dışına Güzel Sanatlar Genel Direktörlüğü’nün izni olmadan çıkarılamamaktadır.
  4. Silahlar, mermiler, patlayıcılar, havai fişekler ve taklit ateşli silahlar yasası silahların veya mermilerin veya patlayıcı araçların üretimi, satın alması, kullanımı, teklif verilmesi veya ithalini uygun İçişleri Bakanlığı’ndan alınacak lisans olmadığı hallerde yasaklamaktadır.
  5. Kozmetik yasasına göre her ithalatçı kamu sağlığını koruma amacıyla kontrol altındaki kozmetik ürünlerde tedarik edildiği ofisin, üretim yerinin veya kozmetik deposunun adı ve adresinin yanı sıra kozmetiğin adını, ithalat kategorisini, ve ana bileşenlerini bildirmek zorundadır.

 

 

 

 

3.2.2.2. İhracat Kontrolleri

İthalat ve ihracat kontrolleri ile ilgili yasa ihracat kontrollerinde Ticaret Bakanlığı’nı yetkili kılmaktadır.Günümüzde 50’ye yakın ürün kaleminde ihracat kontrolü vardır. Bazı mallarda, örneğin tohumlar, ağaçlar ve tütün yapraklarında ihracat belgesi gerekmektedir. Bazı ürünlerde, örneğin şeker ve pirinçte, İhracat Standardı yasasına göre belirli bir kalite seviyesinin temin edilmesi için lisans gerekmektedir. Tarım ürünleri ihracatçıları ticari derneklere üye olmak zorunda olup bu dernekler kendi üyelik kurallarını koyabilmektedir.

3.2.2.3. İthalat / İhracat Evrakları

Gümrük işlemlerinde ihracat veya ithalat kayıt formu doldurulmaktadır. Bununla birlikte gerekli diğer belgeler, fatura, ambalaj listesi, irsaliye, akreditif vb belgeler de gümrük idarelerince istenmektedir. Malların gümrüğe varışından önce kayıt yapma olanağı ön kayıt giriş sistemi şeklinde temin edilmiştir. Bu şekilde geriye, giriş esnasında sadece gümrük vergisi ve masraflarını ödeme işlemlerinin yapılması kalmaktadır. İthal edilen gıda ürünlerinin Thai Gıda ve İlaç Ajansı’na kaydının yapılması gerekmekte olup bazı zamanlarda işlemler uzun sürebilmektedir.

3.2.2.4. Döviz Kontrolleri

Geçmişte sıkı kontrollere tabi olan Tayland döviz giriş-çıkışları Bank of Thailand tarafından yürütülmekteydi. Dış ülkelere ait olan sermaye ve karlar belirli olmakla birlikte uygulanabilen yasalarla rutin kontrollere tabi durumdaydı. Fakat 1990 yılından sonra önemli bir gevşeme sağlanmış ve yurt dışına çıkarılabilecek döviz miktarının tavanı oldukça yükseltilmiştir. Günümüzde döviz alımı başvurularındaki işlemleri yetkili birçok ticari banka gerçekleştirebilmektedir. Döviz hesapları ülke dışında veya Tayland’da açılabilmektedir.

3.2.2.5. Kambiyo Mevzuatı

Tayland’a sınırsız miktarda döviz getirilebilmektedir. Dövizi getiren bir kişi 7 gün içinde yetkili bir bankaya teslim etmek veya döviz hesabına koymak zorundadır.Tayland’da üç aydan fazla olamayan geçici ikamet eden yabancılar, yabancı elçilik mensupları ve uluslararası organizasyonlar için bu kural geçerli değildir.

Ülkeye getirilecek Tayland parası miktarında ise sınır yoktur. Vietnam dahil Tayland sınırını geçen bir kimse 500,000 baht’a kadar miktarda parayı izin almadan beraberinde götürebilmektedir. Diğer ülkelere izinsiz götürülebilecek miktar 50,000 baht kadardır.

3.2.2.6. Tahkim

Ticari anlaşmazlıkların çözümünde tahkim yasaları mevcuttur. Tayland Cenevre ve New York konvansiyonuna dahil bir ülke olup her ikisini de tanımaktadır. Adalet Bakanlığı’nın Tahkim Dairesi 1990 yılında tahkim kurallarını yayınlamıştır. Ayrıca Uluslararası Ticaret Odası Tahkim kuralları ve UNCITRAL kuralları da belirtilerek kullanılmaktadır.

 

3.2.2.7. Etiketleme Kuralları

Gıda ürünleri ithalatında Thai Gıda ve İlaç Yönetimi tarafından onaylanmış ve ürüne iliştirilmiş etiket kullanımı zorunludur. Etiketler ürün ismi, tanımı, net ağırlık veya hacim ve üretim/son kullanım tarihlerini içermek zorundadır. Etikette aynı zamanda üretici veya distribütör adı ve adresi ve ürün/etiket seri numarası bulunması gerekmektedir. Tüm etiketlerin Thai dilinde olması zorunlu olup alkollü içkilerde mecburiyet yoktur. Etiket yetkisinin onayı için gıda analiz raporu gerekmekte ve bu raporun devlet veya akredite olmuş yabancı bir laboratuardan alınması gerekmektedir. Belge tarihi etiket tarihinden bir yıldan daha eski olamaz. Analiz sonuçları Kamu Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği kalite veya standartlarına uygun olmak durumundadır. Bu kalite ve standartların İngilizce bir kopyası Tayland Kraliyeti Kamu Sağlık Bakanlığı Gıda ve İlaç yönetimi biriminden ücretsiz temin edilebilmektedir.

3.2.2.8. Standartlar

Son 25 yıl içinde dış ticarette büyüme firmaların kalite işlemleri konusunda müşterilerine bilgi vermeleri gereğini ortaya çıkarmış, bu doğrultuda uluslararası standartlar ve ardından da dünya standartları olarak 1987’de oluşan ISO kalite standartları kullanılmaya başlanmıştır. Bundan sonra ISO 9000 ve ISO 14000 standartları kullanımı yaygınlaşmış olup müşteri talebini karşılamak için ISO 9001 ve ISO 9002 standartları Tayland’da en çok kullanılan standartlar olmuş ve bu standartlara 1500’den fazla firma sahip olmuştur. Fakat daha çok çevre ile ilgili gerekliliklerin ağırlıklı olarak içinde yer aldığı ISO 14000 standardına sahip 200 kadar Tayland firması bulunmaktadır. Test ve belgelendirme işlemleri Tayland Endüstriyel Standartlar Enstitüsü tarafından yapılmaktadır. ISO standartları konusunda teknik danışmanlık hizmeti veren özel kuruluşlar da bulunmaktadır.

3.2.2.9. Geçici Giriş

Tayland ATA karne sistemine dahil olmuştur. Bu nedenle fuar ve sergi amacıyla ülkeye 6 aylığına gümrüksüz ve KDV’siz olarak ithalat yapılabilmektedir. İşletmelerin bunun için banka garantisi vermesi gerekmektedir. Eğer ürün 6 ay içinde ülke dışına çıkarılmazsa teminat olarak alınan vergi kesilmektedir.

3.2.2.10. Transit Gümrük İşlemleri

Transit ithalatta işlemlerinde, malın gideceği yabancı ülkede varış limanını gösteren ambalaj parsel numarası ve işareti, konşimento/irsaliye görülmesi istenebilecek gerekli evraklar arasındadır. Transit kargoda transit malların dahili antrepolarda saklanması zorunlu olup Genel Gümrük İdaresinden yetki alınması gerekmektedir. Mallar ülke dışına çıkana kadar gümrük gözetimi altında kalmak zorundadır. Kargo acentası intransit kargo formu (form 448) beyan etmek zorundadır. Beraberinde gerekli evraklar ülke dışındaki alıcı acenteden yetki formu, akreditif ve konşimento/irsaliye, fatura ve malın menşe ve varış limanını gösteren evrak da gerekli olabilmektedir. Intransit cargo terimi kraliyet sınırları üzerinden başka ülkelerden gelip yine başka ülkelere giden kargo anlamına gelmektedir.

3.2.2.11. Antrepo İşletmeciliği

Lisanslı veya bağlı antrepo işletmecilikleri mevcuttur. Bağlı antrepoların kurulması, onaylanması ve kontrolü Gümrük İdarelerine bağlıdır. Antrepo sahiplerinden ithalat vergilerini karşılama garantisi için teminat bonosu istenmektedir. İmalat bağlı antrepo işletmeciliği de dış ticaretin yapılacağı üretim biriminde ithal stokların tutulması amacıyla kurulabilmektedir. Bu antrepolardaki mallar tekrar ihraç edildiğinde vergilerden muaf tutulmaktadır. Ancak ham madde ithalatında ihracat gerçekleştikten sonradan iade edilmek üzere %25 oranında banka teminatı alınmaktadır. İhraç kaydıyla ithal edilen hammaddelerin bağlı antrepolarda olmak üzere ülkede kalış süresi 1 yıl ile sınırlıdır. Fakat yetkililer ile anlaşarak ihtiyaç duyulduğunda bu süre uzatılabilmektedir.

 

3.3. İŞADAMLARININ PAZARDA DİKKAT ETMESİ GEREKEN HUSUSLAR

 

3.3.1. Çalışma Saatleri

İşyerleri : 08:00 – 18:00 arası, hafta sonu bazı işyerleri açık.

Alışveriş yeri : 09:00 – 21:00 arası, 6 gün, Pazar günü sadece birkaç yer açık.

Bankalar : 09:00 – 17:00 arası, Cumartesi 09:00’dan öğlene kadar

Kamu : 08:30 – 17:00 arası, hafta sonu kapalı.

 

3.3.2. Resmi Tatil Günleri (2005)

Yeni yıl : 2 Ocak (31 Aralık ve 1 Ocak günleri yerine)

Makha Bhucha günü : 12 Şubat (13 Şubat, 12 Şubat gününün yerine)

Çin yeni yılı : 1 Mart (5 gün kadar sürebiliyor)

Chakri günü : 6 Nisan

Songkran Su Festivali : 1317

Nisan(Budist inanca göre ruhun yıkanması,5 gün)

İş bayramı : 1 Mayıs

Wisaka Bucha günü : 12 Mayıs

Yıl ortası (Budist paskalya) : 12 Temmuz

Kraliçe Sirikit doğum günü : 14 Ağustos (12 Ağustos yerine)

Chulalongkorn günü : 23 Ekim

Kral Adulyadej’in doğum günü : 5 Aralık

Anayasa günü : 12 Aralık (10 Aralık yerine)

Yılbaşı gecesi : 31 Aralık

3.3.3. Pasaport ve Vizeler

Tayland’ı ziyaret eden yabancılar resmi pasaport veya seyahat evraklarını geçerli vize ile birlikte taşımak zorundadır. Belirli bazı ülkelerden gelen yabancılara vize almadan 15 gün süre ile ülkede kalmaya izin verilmektedir. Bunun için yabancıların 15 gün içinde ülkeden ayrılacağını kanıtlayan seyahat biletleri bulunması gerekmektedir. Diğer taraftan birçok ülkeden gelen yabancılar da turist vizesi için tüm giriş kapılarında başvuruda bulunabilmektedir. Transit vizeler 30 gün ve turist vizeleri 60 gün süre için verilmektedir. Diplomatik ve resmi görev vizeleri 90 gün geçerlidir.

3.3.4. Bankalar

İyi düzeyde ticari bankacılık hizmeti mevcut olup işadamları ve perakende alıcıların hizmetindedir. Tasarruf hesabı, borçlanma, döviz bozdurma, ithalat/ihracat imkanları ve diğer bankacılık ürün ve hizmetleri (kredi kartı, ATM vb) gibi imkanlar bulunmaktadır.

Yabancılar için uzun vadeli ev alım kredisi gibi konularda bazı sınırlamalar bulunmakta ve yabancıların mülk edinmesinde sınırlamalar olduğu yansıtılmaktadır. Yabancı bankalar yerel ATM ağı içinde yer almak üzere başvuruda bulunmuşlar, bunlar arasında Hong Kong Shanghai Bank Aralık 1996’da ve Citibank Mayıs 1996’da izin alabilmiştir. Bu bankaların müşterileri Tayland’daki ATM’lerinden de para çekebilmektedir. Tayland’da 5000’den fazla ATM bulunmakta ve sayıları artmaktadır.

3.3.5. İletişim

Tayland Asya’da en gelişmiş iletişim sistemine sahip ülkelerden biridir. İletişimde uydu kullanılmakta internet servisleri de gelişmiş durumdadır. Kamu posta ofisleri ve özel kurye şirketleri birçok yerde hızlı posta servisleri sunmaktadır. Yurtiçi ve yurt dışı ekspres posta ve gecelik posta hizmetleri vermektedir. Posta hizmetleri güvenilir bulunmaktadır. Başlıca Oteller temel posta işlerinde hizmet vermektedir.

3.3.6. Gümrük Kuralları

Tüm narkotik ürünler (kenevir, afyon, kokain, morfin, eroin), müstehcen yayın, resim veya ürünler yasaktır. Ateşli silahlar: ateşli silah ithalatı için öncesinde Polis İdaresinden veya yerel kayıt dairesinden izin almak gerekmektedir. Kişisel eşya: makul ölçülerde kişisel eşyanın (kişisel bakım malzemeleri, giyim ve profesyonel kişisel iş araç-gereçleri) yolcu beraberinde gümrüksüz olarak ülkeye girişine izin verilebilmektedir. Bir fotoğraf makinesi veya bir video kayır cihazının ülkeye gümrüksüz girişine müsaade edilmektedir. Ağırlık olarak 250 gr veya adet olarak 200 taneden fazla sigara ile 1lt’yi geçmeyen her bir şarap veya diğer içeceğin gümrüksüz geçişine izin verilebilmektedir.

 

 

 

3.3.7. Tayland’a Ulaşım

Hava yolu ile başkent Bangkok başlıca uluslararası havayolları ile bağlantılıdır. Uluslararası ülke çıkışlarında 250 baht çıkış vergisi alınmaktadır. Kara yolu ile Tayland ve Malezya arasında 4 kapı bulunmaktadır. İkisi batı kıyısında, biri doğu kıyısında ve biri de merkezde yer almaktadır.

Tren yolu olarak Doğu ve Oriental ekspres tren seferleri Bangkok ve Singapur arasında hizmet vermektedir. Ekspres tren seferleri Tayland Malezya arasında Pedang Besar’daki sınır üzerinden geçmektedir.

 

SONUÇ

Tayland birçok açıdan Türkiye’ye benzerlik gösteren bir ülke konumundadır. Gerek nüfus ve demografik yapısı gerekse GSYİH ve kişi başına düşen gelir ve ayrıca dış ticaret hacmi gibi özellikleri Türkiye ile benzerlik göstermektedir. Bir başka deyişle Türkiye’nin Batı Avrupa ile ekonomik ilişkilerindeki durum Tayland’ın Asya Pasifik’teki durumuna paralel görünmektedir.

Benzerlikler tekstil ülkesi konumundan bu alanda rekabet gücünün diğer ucuz emek yoğun ülkeler karşısında kaybedilmeye başlamasıyla diğer katma değeri yüksek ürün grupları olan otomotiv ile elektrik elektronik sanayilerine kayma eğilimlerinde de gözlenmektedir. Yalnız para birimi ve döviz kurlarındaki hareketler ile dış ticaret açığı konusunda Tayland’ın Türkiye’ye göre daha iyi durumda olduğu söylenebilir.

Her iki ülke arasındaki ticaret bakıldığında son yıllarda katlanarak gelişme eğilimi gözlenmektedir. Tayland’da hastalıkların ciddi boyutlarda olmasından kaynaklandığı tahmin edilen tarım ürünleri ticaretinin hemen hemen hiç olmaması ilginç bir durum teşkil etmekte ve daha bir süre bu alanda karşılıklı ticaret beklenmektedir. Ancak Tayland’ın kauçuk gibi bir üründe dünya liderlerinden olması ve Türkiye’nin de metal sanayiinde iyi bir işleyici konumda olması her iki ülkenin bu alanda büyük ülkeleri devre dışı bırakarak daha uygun koşullarda ticaret yapmaya başladığını göstermektedir.

Gelecekte Tayland ile Türkiye arasında ticaretin tamamına yakınının yine sanayi ürünlerinde olacağı ve bugünkü durum daha ileri gidebileceğini söyleyebilmek mümkün görülmekte, Türk firmaların Tayland’da altyapı, enerji, telekomünikasyon ve metale dayalı sanayi ürünlerinde daha fazla ticaret yapma şansı olabileceği öngörülmektedir.

 

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

 

  1. GÜLKAYA, Musa, Tayland Ülke Profili, İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi, 2006
  2. ÇEKİNMEZ, Vural, Tayland İş Kültürü, İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi, 2006
  3. Tayland Ülke Profili, T.C. Bangkok Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği, 2007
  4. Tayland Tekstil ve Konfeksiyon Sektörü, T.C. Bangkok Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği, 2007
  5. Tayland Krallığı, Vikipedi, http://tr.wikipedia.org/wiki/Tayland
  6. Tayland, Türkçe Bilgi, http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Tayland
  7. Thailand, CIA- The World Factbook, 16 August 2007

https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/th.html

  1. Tayland Ticaret Bakanlığı, http://www.moc.go.th/
  2. Thailand Economic Monitor, World Bank Office- Bangkok, April 2007

http://go.worldbank.org/LTNTG4FHD0

  1. Thailand Country Profile, The Economist Intellegence Unit, 23 July 2007

 

 

 Profesyonel rehberlik ve danışmanlık hizmetleri için lütfen bizimle iletişime geçiniz….